ilkan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ilkan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Kasım 2011 Pazar

Kaşif Kozinoğlu'nun Aydınlık'a Yazdığı Mektuplar

Hükümet bu mektupların basında yer bulamaması için oldukça yoğun bir şekilde çalıştı. Vicdani reddi ortaya attı bedelli çıkarttı yetmedi Dersim oyununu oynadı. Bir yandan bunları yaparken diğer bir yandan da mektupları yasaklamaya çalıştı ama Aydınlık Gazetesi çok önemli bir gazetecilik duruşuyla mektupları teker teker yayınladı. İşte karşınızda 16-17-18-19 Kasım tarihli Aydınlık Gazetesi kupürleri.
























24 Kasım 2011 Perşembe

Hükümet Dersim ve Askerlik Gündemiyle Neyi Saklıyor?

Medya manipülasyonu yazımın ilk bölümü askerlikle ilgiliydi, şimdiyse ikinci kısmı olan Dersim'e değinicem. Fakat sanıldığı gibi Dersim konusunu deşmek hatasına düşmeyip, bunu başka bir yazıya saklıycam. Bu yazıda asıl değinmek istediğim hükümet bu eski ve kör dövüşüne dönmüş tartışmaları bir anda hortlatarak neyi hedefliyor?

Medya manipülasyonu Kaşif Kozinoğlu'nun ölümü üzerine tasarlanarak başlatılmıştır.

Tarih:12 Kasım

Kozinoğlu 'şüpheli' bir biçimde ölür.

Tarih:13 Kasım

Kimseyi tatmin etmeyen ve 'şüpheli' yaftası giydirilen otopsi sonucu gazetelere yansır.

Tarih:15 Kasım 

Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşlarından otopsiyi tekzip edecek açıklamalar gazetelerde yer aldı. Gerek Silivri de gerekse gelen ambulansta doktor bulunmaması ve yolda başka bir ambulansla doktor transferi olduğu söylenen transferin gerçekleştiği ortaya çıkar.

Tarih:16 Kasım

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz vicdani red açıklaması yapıverir.

Tarih:17 Kasım

Başbakan tarafından bedelli açıklaması yapılır.
Ve herkes sadece askerliğe odaklanarak beklemeye geçer.

Tarih:18 Kasım-21 Kasım

Aydınlık gazetesi Kozinoğlu'nun mektuplarını paylaşır.

Tarih:22 Kasım

Vicdani red aşağılanarak bedelli ilan edilir. Hem bedelli aklanır, hem Kozinoğlu ölümü unutturulur.

Tarih:23 Kasım
Mektup mevzusunun hortlaması riskine girilmeyerek, içinden çıkılmaz bir Dersim tartışması ortaya atılır başbakan tarafından. Dersim manipülasyonu sayesinde ise hem bedelli konuşulmaz hem mektuplar iyice unutturulur.

Dersim için başbakan tarafından yapılan özür konuşması irdelendiğinde de açıklamanın son derece sunice ve oy endeksli yapıldığıda net şekilde görülmektedir.

23 Kasım 2011 Çarşamba

Hükümetin Askerlikle Gündem Oyalamaları

Son günlerde tartışılan askerlik ve Dersim katliamı üzerinden yapılan medya manüpilasyonunu yazmak istiyorum.
Bu yazıda vicdani redde ve bedelliye değinelim.

İlk olarak bedelli askerlik dillendirildi.. Profesyonel ordunun kurulmaya başlandığı bu yüzden sıcak bakılabilineceği fakat alt yaş sınırının 35 olacağı güvence edildi. 200bin kişinin yararlanacağıda eklendi. Fakat birkaç hafta sonra bir anda vicdani red su yüzüne çıktı. Bedelli unutuldu..

Aşağıdaki iki link iktidara en yakın olan gazeteler içerisinden en popüler olan ikisine ait.
Zaman ve Sabah
Tarih: 16 Kasım
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1202585
http://www.sabah.com.tr/Gundem/2011/11/15/vicdani-ret-aciklamasi

Bu gazeteleri bilhassa seçtim. 'Gündemimizde olmadı' açıklamasında dikkati tekrar buraya çekicem. Şimdilik bu gazeteler dahil hepsinde vicdani red açıklamalarının çıktığını aklımızda tutalım.

Şimdiyse bedelli askerlikle ilgili ilk resmi açıklamaya bakalım;

Tarih:17 Kasım
http://www.sabah.com.tr/Gundem/2011/11/17/bedelli-calismasi-bitti-haftaya-yasa-cikiyor

Gündem tam anlamıyla vicdani red üzerine yoğunlaşmış tepkiler artmışken bir anda yine terse yatırılıyor medya. Tam bir karmaşa hakim hem sosyal mecrada hem görsel mecrada hem de yazılı mecrada.

Bu sefer 5 gün sonra,

Tarih:22 Kasım
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/19303120.asp

Erdoğan şov başlar, vicdani red yerden yere vurularak askere sahip çıkıldığı izlenimi verilir. Biraz peygamber ocağı, biraz Muhammed derken, gönül çeşmelerine dokunulur. Bakın biz her zaman olduğu gibi Türkiye'yi kucaklıyoruz. Askerlerimize haksızlık yapmıyoruz. Vicdani red gibi bir 'ahlaksızlığa' göz yummuyoruz.

Haksızlık yapılmıyorsa bedelli nasıl çıkıyor?

Şu iki bilgi bunun yeterli cevabı

Bedelliden faydalanacak kişi sayısı 400bin küsur

Gelir 13 trilyon lira

Muhafazakar parti bedelli çıkarıyor. Muhafaza ettiği değeri iktidarının ekonomik krizden etkilenmemesi için satıyor. Ama seçmen içini ferah tutsun en azından parasız yırtamıyorlar!

Fakat enteresan olan noktalardan biride Erdoğan'ın 'Gündemimizde olmadı' açıklaması.

Nasıl olmaz? 15 kasımda Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz açıklamadı mı? 5 gün boyunca bütün medyada bu tartışılmadı mı? Tüm gazete ve siteler bunu yazmadı mı?

Özgürlükçü parti vicdani reddi yerin dibine sokuyor. Özgürlük teması uçup gidiyor..

Yazıyı seçimden bir ay önce Erdoğan'ın bedelliye karşıyız açıklamasını yaptığı Mayıs 2011 ile Kasım 2011 tarihli bedelli tamam açıklamalarının bulunduğu videoyla yapıyorum.

http://www.guzelvideo.com/335-recep-tayyip-erdoganin-mayis-ayindaki-bedelliye-karsiyiz-yorumu.html

20 Kasım 2011 Pazar

Dünyada Değişmesi Gereken 50 Gerçek

Jessica Williams, dünyanın röntgenini çekmiş. Tespitlerini ise "Dünyada Değişmesi Gereken 50 Gerçek" adını verdiği bir kitapta toplamış.

Aykırı Yayınevi'nden piyasaya yeni sürülen bu kitap, oldukça ilginç.

"50 gerçek" olarak adlandırılan aykırılıklar, yanlışlıklar veya sorumsuzluklar, ilk bakışta birbiriyle ilintili gözükmeyebilir. Ama her biri, dünyanın çivisinin üzerine bir balyoz gibi iniyor.

"Yokoluş"a doğru hızla sürükleniyoruz.

Kendi ikbalimiz için fır dönerken, bir de dünyanın nasıl döndüğüne bakalım...

İşte, dünyayı tersine çeviren 50 gerçek:

1- Bir Japon kadını ortalama 84 yıl, bir Botswanalı kadın sadece 39 yıl

yaşıyor.

2- Dünyadaki obez nüfusun üçte biri, gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor.

3- ABD ve İngiltere, gelişmiş ülkeler arasında en yüksek erken hamilelik

oranına sahip.

4- Çin'de 44 milyon kadın kayıp.

5- Brezilya'daki Avon kadınlarının sayısı, asker sayısından fazla.

6- 2002'de idamların yüzde 81'i ABD, Çin ve İran'da gerçekleşti.

7- İngiliz süpermarketleri, müşterileri hakkında hükümetten daha fazla

bilgiye sahip.

8- AB'deki her inek için verilen günlük 2.50 dolarlık sübvansiyon,

Afrika'nın yüzde 75'inin günlük geçiminden daha fazla.

9- 70'in üzerindeki ülkede aynı cinsten iki kişinin ilişkisi yasak, 9'unda

ise cezası ölüm.

10- Dünya nüfusunun beşte biri, günlük 1 dolarında altında gelirle yaşıyor.

11- Rusya'da yılda 12 binin üzerinde kadın aile içi şiddet sonucunda

hayatını kaybediyor.

12- 1 yılda 13.2 milyon Amerikalı, estetik ameliyat yaptırdı.

13- Kara mayınları nedeniyle saatte bir insan ölüyor ve sakat kalıyor.

14- Hindistan'da 44 milyon çocuk işçi var.

15- Sanayileşmiş ülkelerde insanlar, günde 6-7 kg katkı maddesi yiyor.

16- Dünyanın en çok kazanan sporcusu golfçu Tiger Woods, yılda 78 milyon

dolar, yani saniyede 148 dolar kazanıyor.

17- Amerikalı 7 milyon kadın, 1 milyon erkek yeme bozukluğu çekiyor.

18- 15 yaşındaki İngilizler'in yarısı uyuşturucu kullanmış, dörtte biri

sigara içiyor.

19- Washington'daki lobi endüstrisinde 67 bin kişi, her seçilmiş kongre

üyesi için 125 kişi çalışıyor.

20- Motorlu araçlar dakikada 2 insanı öldürüyor.

21- 1977'den bu yana ABD'deki kürtaj kliniklerinde 80 bin şiddet ve taciz

vakası yaşandı.

22- Mc Donalds'ın altın kemerini tanıyanların sayısı, Hıristiyan tacını

tanıyanlardan fazla.

23- Kenya'da bir ailenin gelirinin üçte biri rüşvete gidiyor.

24- Dünyadaki yasadışı uyuşturucu pazarı 400 milyar dolar.

25- Amerikalılar'ın üçte biri, uzaylıların geldiğine inanıyor.

26- 150'den fazla ülkede işkence var.

27- Her gün dünya nüfusunun yedide biri, yani 800 milyon insan aç kalıyor.

28- Amerikalı siyah erkeklerin hapse girme ihtimali, yüzde 33.

29- Dünyanın üçte biri savaş halinde.

30- Petrol rezervleri 2040'da tükenebilir.

31- Sigara içenlerin yüzde 82'si gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor.

32- Dünya nüfusunun yüzde 70'i, bugüne dek hiç çevir sesi duymadı.

33- Silahlı çatışmaların dörtte biri, doğal kaynakları ele geçirmek için

yaşanıyor.

34- Afrika'da 30 milyon kişi AIDS.

35- Her yıl 10 dil ölüyor.

36- İntiharla ölenlerin sayısı, çatışmalarda ölenlerden fazla.

37- ABD'de her hafta ortalama 88 öğrenci sınıfa silah getiriyor.

38- Dünyada en az 300 bin düşünce suçlusu var.

39- Her yıl 2 milyon genç kız ve kadın sünnet ediliyor.

40- Silahlı çatışmalarda 300 bin çocuk asker savaşıyor.

41- İngiltere'de 2001 seçimlerinde 26 milyon kişi, Pop Idol'un ilk sezonunda

32 milyon kişi oy kullandı.

42- ABD, pornografiye yılda 10 milyar dolar harcıyor.

43- ABD, "haydut devlet" diye ilan ettiği 7 ülkeden 33 kat daha fazla askeri

harcama yapıyor.

44- Dünyada 27 milyon köle var.

45- Amerikalılar çöpe saatte 2.5 milyon plastik şişe atıyor, yani her üç

haftada bir Ay'a ulaşmaya yetecek uzunlukta şişe birikiyor.

46- Sıradan bir İngiliz, günde yaklaşık 300 defa kameraya yakalanıyor.

47- Her yıl 120 bin kadın veya genç kız, Batı Avrupa'ya satılıyor.

48- Yeni Zelanda'dan İngiltere'ye uçakla getirilen bir tane kivi, atmosfere

kendi ağırlığının 5 katı sera gazı salıyor.

49- ABD'nin, BM'ye 1 milyar dolardan fazla borcu var.

50- Yoksul aile çocuklarının psikolojik sorun yaşama ihtimali, zengin aile

çocuklarına göre 3 kat daha fazla

13 Kasım 2011 Pazar

BDP'nin Siyasetsizliği

Özellikle bu seçimlerdeki bazı adaylarıyla heyecan yaratan ve özgürleşme yönünde(kendi siyaset yapısı içerisinde) büyük bir adım attığını düşündüğüm ve beklenti içerisine girdiğim bir partiydi bdp. Fakat seçimden bu yana yaşadığımız olaylar karşısındaki siyasetsizliği bdp'nin özgür olmadığını, olamadığını, korktuğunu göstermektedir.

Silahsızlanma sürecinin bitmesi ve başlaması yönündeki emarelerin arttığı dönemlerde nedense koyu bir siyasetsizliğe sürüklenmekte bdp, onların yerine pkk'nın yönetici kadroları fikir beyan etmekte icraat göstermekte ve muhattap alınmaktadır. Zira bdp kürt halkının temsilcisi olduğu iddiasında iken böylesine kritik dönemlerde bayrağını pkk'ya devretmesiyle bu noktada kendisini çözümün anahtarı olmaktan çok uzağa taşımaktadır.

Bunun yanında Abdullah Öcalan'ın dinlenmesi konusunda fikirler beyan etmiştir. Eğer ki kendini 80 darbesinden bu yana tahammülsüz çileler çeken Kürt halkının özgürleşmesini sağlayacak merci olarak gören bir parti Öcalan'ı muhatap almaya çağırıyor ise devleti, burada büyük bir siyasetsizlik vardır. Öcalan tüm sorunları şiddetle çözebileceğini zanneden bir örgüt lideridir. Öcalan net fikirleri olmayan liderlik vasıfları zayıf ve sözlerinin fikirlerinin tutarsızlığı ile Kürt halkının önderi olamayacak onları özgürleştiremeyecek bir şahıstır. Bunun için en basit örnek kemalizm üzerine söylemleridir. Kaldı ki bunun yanında şiddetten yakınan bir örgüt olup çözümü salt şiddetle arayan bir örgüt liderini muhatap kabul ettirmeye çalışmak başlı başına bir tutarsızlıktır.

Demokrasiyi ve özgürlüğü ağzından düşürmeyen bdp vekilleri öldürülen Hikmet Fidan'ın neden arkasında durmamıştır? Neden onun peşine düşmemiştir ya da aralarına almamıştır? Bu cinayete neden karşı çıkamamıştır? Neden Kemal Burkay gibi isimlerle ortak çalışmalarda bulunmamış yahut bulunamamıştır?

Tutarsızlıklarının yanı sıra siyasetsizlik noktasına da değinmekte fayda mevcuttur. Her fırsatta birbirinden farklı özerklik yapıları ve dünyadan terör örnekleri dışında tek bir yeni düşünce ortaya koyamamış, kendilerince meşru olmayan Kürt halkını meşrulaştırabilecek hiç bir pozitif katkıda bulunmamışlardır. Bir yanda anaları gösterip silahlar sussun demiş diğer yandan Öcalan dinlensin demiştir. Bdp tarafından verilen en meşhur örnek ise; dünyada hiç bir terör örgütü silahla bitmemiştir. Madem solcu bir parti addediyorsunuz kendinizi madem eşitlikçi, gerçekçi ve objektif bakış açısını benimsiyorsunuz peki o zaman neden bu örneğinizin diğer boyutunu gözler önüne sermekten çekiniyorsunuz; dünyada hiç bir terör örgütü silahla zafer kazanamamıştır.

Yaratıcılık ve aktivizm noktasında da oldukça yetersiz gözükmektedir bdp. Son kullanma tarihi geçmiş; oturma eylemleri, sivil itaatsizlik, parti toplantısında özerklik ilan etmek gibi partiyi komik duruma düşüren ve ciddiye alınmaktan uzak noktaya düşüren unsurlarda kullanılmıştır.

Kürt kültürünün korunmasından bahsederken, bunun için hangi destekte hangi yaratıcı eylemde hangi yenilikçi bakış açısında bulunulmuştur? Kürt eserlerinin türkçeye çevrilmesinde darbe öncesi Kürt hareketlerinin anlatılmasında ne gibi katkı ve desteklerde bulunulmuştur?

Kürt hareketini, darbe sonrası imiş gibi göstermek bir anlamda pkk ile yapışık göstermek Kürt halkını yanıltmak değildir de nedir? Bu zamana kadar statükodan en çok cefayı çeken Kürt halkını oyalamak ve statüko oyuncağı yapmak değildir de nedir? Tek çatı altında giriyoruz seçime birleşiyoruz yalanını söylerken terör karşıtı Kürt düşünürlerini ya da yapılanmalarının yok edilmesini sümen altı etmek hangi vicdana sığar? Pkk yapılanması ses getirmeye başladığı esnada 11 adet Kürt siyasi hareketinin ortak bildiri yayınladığı, 'silah çözüm değildir.' fikrindeki metni halkından saklamak dile getirmemek barışın nesine katkıdır? En önemlisi yürekli olarak korkmadan ne terörün ne de devletin oyuncağı olmadan halkını düşünen yahut barışı düşünen yenilikçi siyaset yapan tek bir üye bulunmamaktadır bdp içerisinde.

Bir Türk olarak Kürt halkının temsilcisinin bdp olarak lanse edilmesinden derin bir üzüntü duymaktayım. Kültür korunsun, tek tipleştirme ve asimilasyon bitsin derken diğer tarafta karşıt sesin kanla susturulması kültürün dile getirildiği kadar önemsenmemesi. Bdp'yi çözümden çok paranın, silahın, bölge güçlerinin oyuncağı yapmaktadır. Devlet tarafından öldürülen Kürtlerin bir kezde umutlarını kendi içlerinden çıkanlar öldürmektedir.

3 Kasım 2011 Perşembe

TSK Tasfiyelerle Arındı mı?

Türk Silahlı Kuvvetleri
Halihazırda Kürt sorunuyla ilgili bir kitap önerisinde bulunmuşken bu konu üzerinden AKP tasfiyelerine değinelim. Özellikle Ergenekon ve Balyoz gibi büyük çapta soruşturmalarda tutuklanan onca üst rütbeli askerden sonra bazı kitlelerce yoğun bir tepki yağmıştı hükümete. Buna karşın yargının orduyu arındırdığı dile getirildi. Bunu, Van depreminden önce kaybedilen ve büyük infiale sebep olan 24 şehit olayı üzerinden inceleyelim.

1980'lerin sonlarından itibaren başlamış olan koruculuk sistemi hala doğru düzgün çalışmamasına rağmen devam etmektedir. Bu sistemin işlememesinin sebebiyse, doğu ve güney doğu bölgelerindeki köylerden devşirilen insanlar. Daha doğrusu devşiriliş yöntemi ve bu sistemin korsan bir method olması. Bu köylerde korucu yapılmak istenen kişiler tehdit edilmektedir. Ya korucu olursun ya da köyünüzü yakarız yahut ailen rahat yüzü göremez kabilindendir bu tehditler. İşin açmaz yanı ise bu köylerdeki insanların çoğunun ailesinden en az birisinin PKK üyesi ve ya bu örgütün öldürülen bir elemanının bulunmasıdır. Siz bu insanı tehdit ederek eline Kalaşnikov silah vererek akrabası bir insanı vurmasını bekliyorsunuz. Bir anlığına kimliğimizi unutalım ve herhangi bir akrabamızın PKK saflarına geçtiğini düşünelim ve bize böyle bir tehditle onu veya bir küçüklük arkadaşımızı vurmamızı istediklerini düşünelim. Konumu ne olursa olsun bu kişinin bizim akrabamız olduğu gerçeği değişmez ki bu insanlık suçu olan terör dahi olsa. Kaldı ki bu hiç bir resmi kaydı olmayan insanlara silah temin ederek hem askeri hem sivil vatandaşı tehlikeye atmış devlet eliyle terör yapılmış oluyor.

Neden koruculuk sistemine değindiğime gelirsek, bu sistemi üreten zihniyet JİTEM'i kurmuş ve Hizbullah'a destek vermiştir. Bu örgütler suçlu masum ayırmadan binlerce faili meçhule imza atmıştır. AKP bunları öne sürerek TSK'nın arındırıldığını belirtmiştir. Fakat gözden kaçan bir nokta var; verilen 24 şehitin arkasında korucu ihmal ve ihaneti olduğu. Kimi korucular saldırı esnasında olması gereken yerde bulunmamıştır kimileri ise PKK saflarına geçerek şehitlere ateş etmiştir. Olay sonrası 'yenilenmiş' TSK'nın verdiği raporda koruculuk sisteminin kalkmaması ve düzeltmeler yapılarak devam ettirilmesi gerektiği yazmaktadır.

Sonuç olarak JİTEM gibi Kürt sorununu kansere çeviren bir yapılanmanın kurucusu Arif Doğan serbest bırakılırken(belkide devlet diyetini böyle ödedi ona karşı) 'temizlik' adı altında TSK'da kadrolaşma yapıldığı artık aşikardır. Pek tabii tutuklular arasında suçlular hatta insanlık suçu işleyenlerde vardır fakat bu tasfiyelerin arkasında zihniyet devrimi değil kadrolaşma yatmaktadır.

22 Ekim 2011 Cumartesi

Illuminati Oyun Kartları


Bir süredir Illuminati sitesindeki geri sayım sürmekte bununla ilgili yazılar yazılmaktadır, geri sayım bu yılın 6-7 aralığında bitmektedir ve tarikatın 300. kuruluş yıldönümüne geldiği söylenmektedir. Bunlar üzerine yaklaşık 16 sene önce çıkan oyunlarına bakmakta fayda var. 1995 yılında Illuminati, paravan bir şirket vasıtasıyla “Illuminati Card Game” isimli bir oyun setini piyasaya sürdü. Bu kartların üzerinde çeşitli çizimler ve altında o çizimlerle ilgili bilgiler yer almakta. Bu çizimlerde, Illuminati’nin dünyayı yönetmekte kullandığı yöntemler ve gelecekte yapacağı bazı işler yer almaktadır.
Oyunun elemanlarına bir göz atalım.
    
Şimdi oyun kartlarını ve onların ne anlama geldiklerini ele alacağım. Kartları iki başlığa ayırdım: Gerçekleşen olaylar ve Gelecekte gerçekleşecek olaylar. Gerçekleşen olaylar ile başlayalım

Gerçekleşen Olaylar

İkiz Kulelerin ve Pentagon’un Vurulması
*En bariz örnekle başlayalım: İkiz kulelerin vurulması! Kartın başlığı “Terörist Saldırısı” ve üzerinde yazan şu: Bu kartı kontrolünüz altında bulunan bir şiddet grubuna +10 güç ya da +10 direnç vermek için kullanın. Günümüzde artık ikiz kulelerin bizzat ABD tarafından yıkıldığı bilinmekte. Bunu da müslüman terörist gruplarını güçlü göstererek, ortadoğuyu işgal etmenin altyapısını hazırlamak için yapmıştır. Tıpkı kartta bahsettiği gibi.
Endonezya Tsunami Felaketi
Endonezya’da 2010 yılında 7.7 depreme bağlı olarak dev bir tsunami oluştu. Şehir sular altında kaldı yüzlerce insan hayatını kaybetti. ABD’nin HAARP silahı ile yapay depremler oluşturabilmektedir. Kartın üzerinde: Felaket. Bu kart bir kıyı bölgesini hemen yok etmek için kullanılır yazmakta.
Japonya Depremi
Sıra geldi HAARP silahının başka bir marifetine. Japonya 2011 senesinde büyük bir deprem felaketi yaşadı. Ekonomisi büyük zarar gördü. Japonya teknoloji konusunda Amerika’nın en büyük rakibi. Ayrıca deprem felaketinden sonra bir de nükleer kaza yaşanacaktı ama Amerika bu konuda başarısız oldu. Kartın üzerinde: Birleşik felaket, bu kartı aynı yerde peşpeşe iki felaket oluşturmak için kullanabilirsiniz yazmakta. Çizimdeki insanların çekik gözlü olduklarına dikkat edin. Ayrıca yıkılan saat kulesi de tokyo wako saat kulesidir. Saat kulesinde saat 11 ve 3′ü gösteriyor. Depremin olduğu tarih 11/03/2011
  
Barack Obama’nın Seçilmesi
Bu kartta da ABD başkanı Barack Obama’yı çok net bir şekilde görüyoruz. Bilmeyenler için söyleyelim,bütün ABD başkanları skull&bones tarikatında yetişmekte, yani 10-15 yıl sonra kimin başkan olacağı önceden belli.
 
Ekonomik Kriz
2010 yılında dünyayı sarsan krizi bizzat Amerika çıkartmıştır. Kendisi de biraz zarar görse de Rusya ve Çin gibi dünya çapındaki güçlü rakiplerine çok ciddi hasarlar vermiştir (zaten Amerika’nın politikası genelde bu. Düşmanlarını alt etmek için biraz zarara katlanıyorlar) . Kartlarda bu olayı “Market Manipulation (Pazar Manipülasyonu)” ve “Currency Speculation (Para Birimi Spekülasyonu)” şeklinde görmekteyiz.
Ortadoğu İsyanları
Orta Doğu’yu kasıp kavuran isyan ateşinin dış güçler tarafından kontrol edildiğini artık herkes görebiliyordur. Kontrol edilmekten kastım halk Amerika tarafından yönlendiriliyor değil. Amerika bu halkları isyan ettirmek zorunda bırakıyor. Önce dikdatörlerin halka çok zulüm etmesi sağlanıyor, sonra bundan bıkan halk haklı olarak isyan ediyor, daha sonra Amerika, Nato ve diğer güçler barış getirme bahanesiyle ülkeleri paylaşıyorlar. Aşağıdaki kartlarda da bunu görmekteyiz, bir dikdatörün büyük resmi var, sokaklar yanmakta, evler klasik ilkel arap evi. Kartta yazan da şu: Bu kartı bir ülkeyi kontrol altında tutmak ya da işgal etmek için kullanın. İkinci kartta da askerin isyancılara saldırışını görüyoruz. Bugün Libya ve diğer Arap ülkelerinde olan olayın aynısı.

 Gelecek Seneryoları

Bu başlıkta da Illuminati kartlarında yer alan henüz gerçekleşmemiş olaylar irdelenecektir.
Sahte Uzaylı İstilası ve Empire State Binasının Çöküşü
Bu kartların ilkinde uzaylılar tarafından kaçırma vakası görüyoruz. İkincisinde de “Foreign Aid (Yabancı Bağış)” isimli bir kart var. Bu da uzayda bulunacak bir kaynak olabilir. Esas önemli olan 3. kart. Ufolar açık bir şekilde Empire State binasına saldırmakta. 95 yılında bu kartları alıp inceleyen biri nasıl 11 eylül 2001 sabahı şok geçirdiyse biz de bir sabah uyandığımızda empire state binasının çöküşünü gördüğümüzde şok geçirebiliriz.
   
Ölülerin Dirilişi
Bir çok bilim dergisinde ölü bedenlere adrenalin ve bazı hormonlar enjekte edildiğinde ölünün kasları bir süre istemsiz bir biçimde tepki verebiliyor. Zamanla tıbbın gelişmesiyle ölüleri hareket ettiren bir serum üretilebilir. İkinci kartta gördüğümüz gibi bu seruma “Ölümsüzlük Serumu” adı vermişler.
Julian Assange’ın Öldürülmesi
Julian Assange Wikileaks’in kurucusudur. Amerika’nın ve diğer devletlerin gizli bilgilerini açığa çıkararak Amerika’ya verdiği zararları herkes biliyor. Assange şuan “prezervatifsiz seks” suçuyla ev hapsinde tutulmakta (çok kötü bir komployla) . Ancak hala işleri kontrol edebilmekte. Yani temizlenmesi gerekiyor. İleri ki zamanlarda Assange’ın öldürüldüğü haberini duyabiliriz. “İkinci Kurşun” isimli karttaki adam kesinlik Assange’a inanılmaz benzemekte, Obama gibi.
Cyborg Askerler
Cyborg askerlerden kasıt merhamet duygusu olmayan, güçlü, ölüm makinası askerlerdir. Bunlar robot olabileceği gibi genetiğiyle oynanmış insanlar da olabilir.
İnsan Klonlama
Bugün bile insan klonlamanın mümkün olduğu söyleniyor. İleriki tarihlerde ordu kurmak ya da başka amaçlar için insan klonlanmaya başlanabilir.
Akıl Kontrol Edici Uydu
Bugün biliniyorki beyinde herşey elektrik dalgalarının hareketleriyle oluşuyor. Uydudan çeşitli frekanslarda dalgalar verilerek bu elektrik akımlarında sapmalar yapılabilir. Böylece insanların fikirleriyle oynanabilir.
İnsan Eti Yiyen Bakteri
İlaç sektörüne can vermek için labaratuvar ortamında üretilmiş insan eti yiyen bir bakterinin geleceği söylenmekte.
 Meteor Saldırısı
Kartın üzerinde: Bu kartı bir ülkeyi hızlı yoldan yoketmek için kullanın yazmaktadır. İleriki yıllarda Amerika’nın rakibi olan bir ülkenin meteor felaketiyle yerle bir olduğunu görebiliriz.
Gizli Şehir
Kartın üzerinde: Bu kartı illuminati ve küresel gücünüzü artırmak için kullanın yazmakta. İlluminati yeni tarihi bir şehir bulmuş gibi yaparak uzaylıları ya da onun gibi kendi ürettikleri fikirleri insanlara empoze etmeye çalışabilir.
Enerji Krizi
İleride Amerika sahte bir enerji kriziyle dünya ekonomisine büyük bir darbe vurabilir.
Ay Üssü
Bu kartta da ayda kurulacak bir üsden bahsetmekte. Böylece HAARP silahının etkinliği artırılabilir.
Üçüncü Dünya Savaşı


* Yazı alıntı olup blogumuzda bu görüşleri savunan kimse bulunmamaktadır.