vicdani red etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vicdani red etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Kasım 2011 Perşembe

Hükümet Dersim ve Askerlik Gündemiyle Neyi Saklıyor?

Medya manipülasyonu yazımın ilk bölümü askerlikle ilgiliydi, şimdiyse ikinci kısmı olan Dersim'e değinicem. Fakat sanıldığı gibi Dersim konusunu deşmek hatasına düşmeyip, bunu başka bir yazıya saklıycam. Bu yazıda asıl değinmek istediğim hükümet bu eski ve kör dövüşüne dönmüş tartışmaları bir anda hortlatarak neyi hedefliyor?

Medya manipülasyonu Kaşif Kozinoğlu'nun ölümü üzerine tasarlanarak başlatılmıştır.

Tarih:12 Kasım

Kozinoğlu 'şüpheli' bir biçimde ölür.

Tarih:13 Kasım

Kimseyi tatmin etmeyen ve 'şüpheli' yaftası giydirilen otopsi sonucu gazetelere yansır.

Tarih:15 Kasım 

Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşlarından otopsiyi tekzip edecek açıklamalar gazetelerde yer aldı. Gerek Silivri de gerekse gelen ambulansta doktor bulunmaması ve yolda başka bir ambulansla doktor transferi olduğu söylenen transferin gerçekleştiği ortaya çıkar.

Tarih:16 Kasım

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz vicdani red açıklaması yapıverir.

Tarih:17 Kasım

Başbakan tarafından bedelli açıklaması yapılır.
Ve herkes sadece askerliğe odaklanarak beklemeye geçer.

Tarih:18 Kasım-21 Kasım

Aydınlık gazetesi Kozinoğlu'nun mektuplarını paylaşır.

Tarih:22 Kasım

Vicdani red aşağılanarak bedelli ilan edilir. Hem bedelli aklanır, hem Kozinoğlu ölümü unutturulur.

Tarih:23 Kasım
Mektup mevzusunun hortlaması riskine girilmeyerek, içinden çıkılmaz bir Dersim tartışması ortaya atılır başbakan tarafından. Dersim manipülasyonu sayesinde ise hem bedelli konuşulmaz hem mektuplar iyice unutturulur.

Dersim için başbakan tarafından yapılan özür konuşması irdelendiğinde de açıklamanın son derece sunice ve oy endeksli yapıldığıda net şekilde görülmektedir.

23 Kasım 2011 Çarşamba

Hükümetin Askerlikle Gündem Oyalamaları

Son günlerde tartışılan askerlik ve Dersim katliamı üzerinden yapılan medya manüpilasyonunu yazmak istiyorum.
Bu yazıda vicdani redde ve bedelliye değinelim.

İlk olarak bedelli askerlik dillendirildi.. Profesyonel ordunun kurulmaya başlandığı bu yüzden sıcak bakılabilineceği fakat alt yaş sınırının 35 olacağı güvence edildi. 200bin kişinin yararlanacağıda eklendi. Fakat birkaç hafta sonra bir anda vicdani red su yüzüne çıktı. Bedelli unutuldu..

Aşağıdaki iki link iktidara en yakın olan gazeteler içerisinden en popüler olan ikisine ait.
Zaman ve Sabah
Tarih: 16 Kasım
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1202585
http://www.sabah.com.tr/Gundem/2011/11/15/vicdani-ret-aciklamasi

Bu gazeteleri bilhassa seçtim. 'Gündemimizde olmadı' açıklamasında dikkati tekrar buraya çekicem. Şimdilik bu gazeteler dahil hepsinde vicdani red açıklamalarının çıktığını aklımızda tutalım.

Şimdiyse bedelli askerlikle ilgili ilk resmi açıklamaya bakalım;

Tarih:17 Kasım
http://www.sabah.com.tr/Gundem/2011/11/17/bedelli-calismasi-bitti-haftaya-yasa-cikiyor

Gündem tam anlamıyla vicdani red üzerine yoğunlaşmış tepkiler artmışken bir anda yine terse yatırılıyor medya. Tam bir karmaşa hakim hem sosyal mecrada hem görsel mecrada hem de yazılı mecrada.

Bu sefer 5 gün sonra,

Tarih:22 Kasım
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/19303120.asp

Erdoğan şov başlar, vicdani red yerden yere vurularak askere sahip çıkıldığı izlenimi verilir. Biraz peygamber ocağı, biraz Muhammed derken, gönül çeşmelerine dokunulur. Bakın biz her zaman olduğu gibi Türkiye'yi kucaklıyoruz. Askerlerimize haksızlık yapmıyoruz. Vicdani red gibi bir 'ahlaksızlığa' göz yummuyoruz.

Haksızlık yapılmıyorsa bedelli nasıl çıkıyor?

Şu iki bilgi bunun yeterli cevabı

Bedelliden faydalanacak kişi sayısı 400bin küsur

Gelir 13 trilyon lira

Muhafazakar parti bedelli çıkarıyor. Muhafaza ettiği değeri iktidarının ekonomik krizden etkilenmemesi için satıyor. Ama seçmen içini ferah tutsun en azından parasız yırtamıyorlar!

Fakat enteresan olan noktalardan biride Erdoğan'ın 'Gündemimizde olmadı' açıklaması.

Nasıl olmaz? 15 kasımda Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz açıklamadı mı? 5 gün boyunca bütün medyada bu tartışılmadı mı? Tüm gazete ve siteler bunu yazmadı mı?

Özgürlükçü parti vicdani reddi yerin dibine sokuyor. Özgürlük teması uçup gidiyor..

Yazıyı seçimden bir ay önce Erdoğan'ın bedelliye karşıyız açıklamasını yaptığı Mayıs 2011 ile Kasım 2011 tarihli bedelli tamam açıklamalarının bulunduğu videoyla yapıyorum.

http://www.guzelvideo.com/335-recep-tayyip-erdoganin-mayis-ayindaki-bedelliye-karsiyiz-yorumu.html