Tiraj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tiraj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Kasım 2011 Pazar

Gazete Tirajlarına Akp Etkisi


AKP hükümetinin medya üzerinde boğucu bir baskı yaptığı bir gerçek.

Gazetecilerin işten atıldıkları, cezaevine sokuldukları, köşe yazmayı bıraktırıldıkları da saklanmayacak kadar bilinen bir hakikat. Gazete patronlarının mali kıskaç altına alınmak istendiği; alındığı; iktidara yakın işadamlarına devlet bankaları kredileriyle gazete-TV aldırıldığı da biliniyor.

Yani, medyanın AKP hükümeti döneminde yaşadıklarının başka örneklerini vermeye gerek yok. Peki bu durum tirajlara nasıl yansıdı?

Tiraj raporunu 09.12.2002-15.12.2002 tarihleriyle başlatıp 31.10.2011-06.11.2011 ile karşılaştırdık.

HÜRRİYET: 461 bin 504 tirajı varmış. Şimdi tirajı 404 bin 142. Fazla bir kayıp yok gibi gözüküyor. Ancak Hürriyet bu süreçte bir dönem 600 bin tiraja ulaştığını anımsatalım.

POSTA: 414 bin 382 olan tirajı 423 bin 400’e çıkmış görünüyor. Posta’nın da, Hürriyet gibi bu süreçte bir dönem 700 bin tiraja çıktığını hatırlatalım.

MİLLİYET: 280 bin 202’den 128 bin 891’e düşerek büyük bir tiraj kaybına uğradığı görülüyor. Bunun temel sebebi yayın çizgisinde son 10 yılda bir türlü istikrar gösterememesi olabilir mi?

SABAH: 384 binden 325 bin 554’e düştüğü görülüyor. Ancak bu rakamın bile şişirildiği iddia ediliyor. Bu nedenle bu gazeteyle ilgili doğru bir değerlendirme yapılamaz.

VATAN:  En büyük kayıplardan biri bu gazeteye ait. 273 bin 798’den 105 bin 822’ye gerilemişti. AKP hükümetine ilk yıllarda muhalefet olup son dönemde parti organı gibi çıkması bu büyük düşüşe neden olabilir mi?

AKŞAM: Sürekli kan kaybeden gazetelerden. 206 bin 966’dan 104 bin 913’e kadar gerilemişti. Bu gazetenin de son yıllarda yayın çizgisi konusunda kafa karışıklığı yaşaması bu tiraj kaybına neden olmuş olabilir mi?

STAR: Uzanların Star gazetesinin tirajı 353 bin 783 idi. Yandaş Star gazetesinin onca masrafa rağmen tirajı 119 bin 599.

SÖZCÜ: Tirajı 121 bin 129 idi. Sözcü’nün tirajı ise 217 bin 045.

AKİT: Herkese saldırması nedeniyle çarptırıldığı tazminat paralarını ödememek için “Vakit” kapatılınca çıktı. Vakit’in tirajı 55 bin 191 idi. Akit’in tirajı ise 3 bin düşük, 52 bin 727. AKP hükümeti bu gazeteye yaramamış görünüyor.

CUMHURİYET: 41 bin 014’ten 48 bin 804’e çıkmış tirajı. Ama böyle olağanüstü dönemlerde tirajını hep ikiye, üçe katlatan bu gazetenin 7 bin tiraj fazlası başarı sayılabilir mi?

RADİKAL: İsmet Berkan’ın Radikal’inin 46 bin 597 tirajı vardı. Eyüp Can’ın Radikal’i 31 bin 170.

MİLLİ GAZETE: Şaşırtıcı bir çıkış yapmış; 13 bin 153’den 50 bin 755 tiraja ulaştı.

YENİ ASYA: O da tiraj şampiyonu; 7 bin 688’den 52 bin 830’a yükseldi.

ZAMAN: Bu gazetenin bayi satışı 25 bin dolaylarında hala. Ama bir abone oyunuyla tirajlarıyla sürekli oynadıkları için sağlıklı bir değerlendirme yapmak güç, bu neden bir yorum yapmıyoruz.

TÜRKİYE: 122 bin 081’den 134 bin 975’e çıkmış.

TAKVİM: 131 bin 892’den 109 bin 155’ düşmüş.

EVRENSEL: 3 bin 537’den 5 bin 732’ye çıkmış.

6 Ağustos 2011 Cumartesi

Zaman Gazetesinin Tirajı Nasıl Bu Kadar Yüksek?

Az önce paylaştığım istismar konseptli yazımdan sonra, durmak yok istismar açıklamaya devam havasına girdim.. Şeytan bu ya dürter odatv'nin 31.07.2011 tarihli haberi geldi aklıma ve bu haberle bildiklerimi harmanlayıp yaşadığım bir olayı sizlere aktarmak niyetindeyim.

'O Gazete Niye Her Karakolda' haberin başlığı,
 takipçilerin yoğun sorularına duyarsız kalamayıp bu haberi yayınlamış odatv çalışanları. Haberde de bahsedildiği üzere bayi satışı 25.000 fakat tirajına bakılınca 1.000.000 bu nasıl olur akıl almaz demeyin. Küçüklüğünde körfez dershanesinde okumuş biri olarak bir yere kadar bunu anlayabiliyorum fakat boru değil ya buda 1 lanet milyon sayıda gazete.

Gelelim yaşadığım olayı aktarmaya.. Sabahın kör vakti taksi dolmuşumdan inip sahilden Alaybey'e doğru yürümekteydim. Dibimden neredeyse sürtecek şekilde eletrikli motor denen zımbırtıdan geçti. Aç karna ve uykusuzluğa karşı direnen zihnimde oluşan en yaratıcı küfürleri saydıra dururken dikkatimi birşey çekti. Dikkatlice bakınca motorun iki yanında cep olduğunu ve içinin birşeylerle dolu olduğunu ayırtettim. Motor durunca adımlarımı sıklaştırıp şöyle bir kafamı uzatmamla zaman gazeteleri balyalarını gördüm ve göz yanmasıyla gözlerimi kapattım.. Fakat çok geçti, içeri girmişti.. Karanlıkta flaş gibi patlıyordu değişik açılarla eğilerek.. ZAMAN... sssstt.. ZAMAN... sssstt.. Gözlerimi açınca motorun uzaklaşmaya başladığını gördüm. İstisnasız bütün sahildeki binaların kapıları önünde durup bir balyayı götürüp bırakıyordu. Şöyle durup birkaç adım geriye gittim ve baktım.. Ardı ardına barımsı canlı müzik olan mekanlar vardı. Vay arkadaş dedim vay arkadaş.. İstisnasız her apartman zaman abonesi olabilir miydi.. İtiraf ediyorum.com hırsıma yenik düştüm ordaki anaokulunun uzun bahçesine girip yürürken motoru kullanan kurye.. Daldırdım kollarımı balyaların olduğu cebe.. Alabildiğim kadar gazeteyi kucakladım ve birkaç metre ilerdeki son model teknolojik çöp konteynırın pedalına asıldım.. Kapak sertçe açıldı ve hayatımda ender aldığım bir zevk ve tatminle suratımda joker gülüşüyle kucağımdaki yığını içine bıraktım.. Kapağın kapanma sesini duyana kadar ilerdeki sokağın köşesine doğru ben diyim adrenalin siz diyin yusuflamayla hızla mesafe kat etmeye başladım. Sokağın içine girince ellerimde zevkten doğan bir titreme içimdeyse hazdan bir yanma..

Fakat sonra düşündüm.. Tüm Türkiye'yi örgütlesek ve aynı eylemi yapsak bile.. Zaman yine 1 milyon satıyordu.. O zaman kendi kendime dedim ki hiç bir güç 1 milyon kere yapılmış bir mastürbasyonu kıramaz.. Demem o ki sevgili okuyan zaman almayın fakat mutlaka okuyun.. Okuyun ki 'bazı' olayların nasıl aksettirildiğini görün.. Görün ki bilinçlenin..

Unutmayın!.. ZAMAN... sssstt.. ZAMAN... sssstt.. ZAMAN...